Kirvelik

Alevilikte sünnet ve kirvelik

Aleviliğin köklü geleneklerinden biri olan ve bugün bile canlığıyla yaşayan bir kurum vardır. Bu tarikatta büyük bir önemi olan, kirvelik kurumudur. Çünkü bir rivayete göre Hz. Muhammed dahi torunları Hz. Hasan’la Hz. Hüseyin’i sünnet etmiş ve bizzat kendisi de kirvesi olarak bu işe önem vermiştir.

Kirve olan iki aile, birbirine akrabalıktan da daha yakın bir bağla bağlanmış olurlar. Bu iki aile arasında, musahiplikte de olduğu gibi, kız alıp verilmesi bir dinsel tabudur. Çünkü, kirvelerin arasına 12 İmam kanı akmış ve ona ikrar verilmiştir.
Ehlibeyt inancı ve kutsallığı Alevilikte, çok yüksektir ve onun için, kirvelik çok yüce bir görevdir. Hz. Muhammed’in dostluğunun kurulduğu inancı olduğundan kutsaldır. Kirveler birbirlerine her zaman sever, sayar ve saygı gösterirler. Sadık ve bağlı kalırlar.

Kirvelik, Alevi kültür ve geleneklerinden oluşan temel üzerinde güçlü bir ahlak sistemi geliştirmiş ve bunu içinde uygulanmıştır. Kişiye kendi özbenliğinden kötülüklerden arınmayı, diğer insanlara sevmeyi saymayı ve toplum içinde sevgiyi ve barışa yönelmeyi etkin bir biçimde öğretmiştir.
Kirve, sünnet törenin en önemli kişilerden biridir. Kirveye daima saygı ve hürmet gösterilir.

Önceki tarihlerde, büyük anlaşmamazlıkları, kan davalarını ve aşiret arası ilişkileri düzene kavuşturmak için, kirvelik tutulurdu. Verilen değerden ötürü, kanlar bağışlanır, küskünler giderilir, anlaşmamazlıklar tatlıya bağlanmış olurdu. Bu bakımda önemi çok büyüktür. Bu, günümüzde ne kadar şartlar ve ortam değişmiş ise de sayılan eski kirvelik nedenleri, bugün için de aynı şekilde geçerlidir.

Kivre

Kirve, çocuk sünnet edilirken onun masraflarını üzerine alan ve sünnetçi önünde tutan kimsedir. Kirve, çocuk üzerine babasından ve annesinden sonra, en büyük hak sahibi olan kimse sayılır. Bir kimse, güvendiği bir kişiye kirvelik teklif ederse, teklifi mutlaka kabul edilir. Ve bu kişiler, birbirilerini “kirve” diye çağırırlar.
Teklifi kabul eden kişi, kirvesinin çocuğuna önce bir elbise götürür. Bir süre sonra çocuğun ailesi, oğlunu sünnet ettireceğini bildirirse, yapılacak bütün masraf kirveye düşer. Sünnet sırasında, kirve bir sandalyede oturarak, çocuğu önüne alır. Kollarını sıkıca tutar. Bu arada sünnetçi çocuğu sünnet eder. Sünnetçinin önünde çocuğu tutarken, kirvenin üzerine damlayan kan, kirve ile çocuk arasında, hısımlığa benzer, manevi bir bağ meydanına getirir. Bu sebeple, kirve oğlu veya kızı ile, sünnet olan çocuğun ve kardeşleri arasında evlenme olayı olmaz.
Kirveliğin, İbrahim Peygamber’in oğlu İsmail’i sünnet etmesiyle başladığı söylenir. Kirve olan aileler arasında yedi kuşak sonra ancak evlilik bağları kurulabilinir.

Reacties zijn uitgeschakeld.